<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fotoğraf Kıraathanesi &#187; GEZİ BÖLGELERİ</title>
	<atom:link href="http://www.fotografkiraathanesi.com/kategori/gezi-bolgeleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fotografkiraathanesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2009 16:57:37 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Beykoz&#8217;un Köyleri-1 &#8211; Akbaba Köyü,Poyrazköy,Anadolufeneri</title>
		<link>http://www.fotografkiraathanesi.com/beykozun-koyleri-1-akbaba-koyupoyrazkoyanadolufeneri/</link>
		<comments>http://www.fotografkiraathanesi.com/beykozun-koyleri-1-akbaba-koyupoyrazkoyanadolufeneri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 07:31:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>arıktekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ BÖLGELERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografkiraathanesi.com/beykozun-koyleri-1-akbaba-koyupoyrazkoyanadolufeneri/</guid>
		<description><![CDATA[Akbaba Köyü,Poyrazköy,Anadolufeneri gezi rotası&#8230;
Rota:
(Büyük boy görüntülemek için harita üzerine tıklayınız)

Rotamızdaki köylerle ilgili detaylar aşağıda&#8230;
AKBABA KÖYÜ
Akbaba köyü, kuzeyinde Poyrazköy&#8217;ün ve Anadolukavağı&#8217;nın bulunduğu, güneyinde Beykoz&#8217;un, doğusunda Dereseki köyünün ve batısında ise Tokatköy ve Ortaçeşmenin yer aldığı bir başka güzel Beykoz köyüdür. Akbaba köyünün Fatih Sultan Mehmed&#8217;in ordusunda savaşarak İstanbul&#8217;a giren gazilerden Ak Baba Mehmed Efendi tarafından kurulduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akbaba Köyü,Poyrazköy,Anadolufeneri gezi rotası&#8230;</strong></p>
<p><b>Rota:</b><br />
<i>(Büyük boy görüntülemek için harita üzerine tıklayınız)</i><br />
<a target="blank" href="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/guzergah.jpg"><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/guzergah_k.jpg" /></a></p>
<p><b>Rotamızdaki köylerle ilgili detaylar aşağıda&#8230;</b></p>
<p><b><u>AKBABA KÖYÜ</u></b><br />
Akbaba köyü, kuzeyinde Poyrazköy&#8217;ün ve Anadolukavağı&#8217;nın bulunduğu, güneyinde Beykoz&#8217;un, doğusunda Dereseki köyünün ve batısında ise Tokatköy ve Ortaçeşmenin yer aldığı bir başka güzel Beykoz köyüdür. Akbaba köyünün Fatih Sultan Mehmed&#8217;in ordusunda savaşarak İstanbul&#8217;a giren gazilerden Ak Baba Mehmed Efendi tarafından kurulduğu söylenmektedir. Ak Baba Mehmed Efendi&#8217;nin türbesi Canfeda Hatun Camii&#8217;nin yanındadır. Canfeda Hatun Camii, 1580 yılında III.Sultan Murad&#8217;ın annesi tarafından yaptırılmıştır. Köyün diğer camii 1953 yılında yapılmıştır. Yine Canfeda Hatun tarafından yaptırılan bir hamamın da bulunduğu köyde ayrıca bir sebil çeşmesi de yer almaktadır.</p>
<p><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20081222_0142_k.jpg" /> <img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20081222_0151_k.jpg" /></p>
<p><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/akbaba1_k.jpg" /><br />
Kurucusu Ak Baba Mehmed Efendi&#8217;nin adı ile anılan köyün tarihteki ünü, kiraz ve kestane mevsimlerinde buralarda yapılan uzun dönemli pikniklerdir. Akbaba köyü de tıpkı Dereseki köyü gibi ceviz ağaçları ile ünlüdür ve Akbaba cevizi olarak bilinen, daha sonra Beykoz cevizi olarak da anılan iri, ince kabuklu ceviz türü meraklılarının vazgeçemediği bir lezzet olmuştur.</p>
<p>Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi&#8217;ye göre köy, on yedinci yüzyılda bir çarşıya ve hamama sahip olup, yüz haneden müteşekkildir. Evliya Çelebi Akbaba köyünü şu sözlerle betimliyor:<br />
&quot;Kiraz ve kestane mevsimlerinde İstanbul&#8217;un sefa ehli arabalarla Akbaba Sultan&#8217;a gider, çadırlar kurup iki-üç ay kestane ve kiraz faslı olur, can sohbetler ederlerdi.&quot;</p>
<p>Köyde Ahmed Mithat Efendi&#8217;nin içerisinde bir kütüphanenin de bulunduğu bir çiftliği ile Malakof Hasan Paşa&#8217;nın bir konağı bulunmaktadır. Burada ayrıca II. Mahmud dönemine dek bir Bektaşi dergâhı da bulunmaktaydı. Bu dergâh II. Mahmud&#8217;un yeniçeri ocağını kaldırmasının ardından kapatılmış ve binası Nakşibendî tarikatına verilmiştir.</p>
<p>İlçe merkezine beş kilometre uzaklıkta bulunan Akbaba köyüne zamanla Karadeniz bölgesinden gelip yerleşenler olmuştur. Köye 1965 yılında elektrik gelmiştir. Köyde kestane çubukları ile kazma ve kürek sapı ile baston, küfe ve sandık çemberi yapılmakta ve ülkenin her yanına dağıtılmaktadır.</p>
<p>Akbaba köyünde Kaymakdonduran isimli bugün de hala güzelliğini koruyabilen bir mesire yeri de bulunmaktadır. Ayrıca Kaymakdonduran isminde bir de çeşmesi bulunan köyün Soğucak suyu da meşhurdur.</p>
<p>Akbaba köyü tüm doğal güzelliğine rağmen maalesef Türkiye&#8217;nin belli bir tarihten sonra yaşamaya başladığı çarpık kentleşme süreci ile yüzleşmek zorunda kalmıştır. Bir tarafı yemyeşil, bir tarafı şantiye. Ne yazık ancak bu güzel köyü bu sözlerle ifade ediyoruz.</p>
<p><b><u>POYRAZKÖY </u></b></p>
<p>Kuruluş tarihi altı yüzyıl öncesine kadar giden Poyrazköy&#8217;e ilk yerleşenlerin Cenevizlilerin olduğu tahmin edilmektedir. Köye daha sonra Bizanslılar gelip yerleşmiş ancak köyün Osmanlı hâkimiyetine geçmesinin ardından Trabzon ve Rize&#8217;den getirtilen insanlarla birlikte çehresi değişmiştir.<br />
<img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1287.jpg" width="225" /> <img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1290.jpg" width="225" /></p>
<p>Köyün kuzey doğusunda, boğaz girişine hâkim bir yerde bulunan gözetleme kulesi, ünlü Osmanlı tarihçisi ve devlet adamı Cevdet Paşa&#8217;nın kayıtlarına göre 1778&#8242;den sonra Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Paşa tarafından Fransız mimar Baron de Tott&#8217;a yaptırılmıştır. Bu gözetleme kulesinin giriş kapısının sağında ve solunda personelin kalması için inşa edilen mahzen girişleri oldukça özgün bir karakter arz etmektedir.</p>
<p><b>Poyrazköy Kalesi</b></p>
<p><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/poyrazkoy3_k.jpg" /></p>
<p>Köyde bulunan Poyraz Kalesi de yine aynı dönemlere aittir. Kara kısmından çok az bir bölümü görülebilen kale askeri amaçlar için kullanılmıştır. Rumeli yakasında, Poyraz Kalesi&#8217;nin hemen karşısında Garipçe Kalesi bulunmaktadır.</p>
<p><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20081222_0193_k.jpg" width="225" /><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1247_k.jpg" width="225" /></p>
<p>Eşsiz sahili ile nefes kesen bir manzaraya sahip olan Poyrazköy, birbirinden hünerli balıkçı lokantaları ile ünlüdür.</p>
<p><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/poyrazkoy1_k.jpg" width="225" /><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1288_k.jpg" width="225" /></p>
<p><b><u>ANADOLUFENERİ</u></b></p>
<p>Anadolufeneri kuzeyinde Karadeniz, güneyinde Mahmut Şevket Paşa Köyü, doğusunda Alibahadır köyü ve batısında ise Poyraz köyünün bulunduğu, ismini burada bulunan deniz fenerinden alan güzel bir köydür.<br />
Anadolufeneri, İstanbul Boğazı&#8217;nın Karadeniz&#8217;e açılan kısmında Çakaltepe ve Kabakoz koylarmın arasında bulunan küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur.<br />
<img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1299.jpg" width="225" /><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1301.jpg" width="225" /></p>
<p>Söz konusu fener 1834 yılında yapılmış ve 1858 yılında Fransızlar tarafından karşı sahilde bulunan fenerle birlikte kule kısmı yeniden düzenlenmek suretiyle işletilmiştir. 1933 yılında Fransızların bu fener üzerindeki 100 senelik imtiyazları kendilerine tazminat ödenmek suretiyle iptal edilmiştir. Fener, denizden yetmiş beş metre yükseklikte olup, her bir saniyede bir beyaz ışık vermektedir.<br />
<img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1309.jpg" width="225" /><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1294.jpg" width="225" /></p>
<p>Köy nüfusu Kafkasya&#8217;dan göç edenlerden ve Girit&#8217;ten asker olarak gelip yerleşenlerden oluşmaktadır. Köy halkı balıkçılıkla geçinmekte, zaman zaman sebzecilik ve süt hayvancılığı da yapılmaktadır.<br />
<img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1307.jpg" /></p>
<p>Köy sınırları içerisinde ayrıca keçicilik yapılmakta ve çeşitli çiftlikler ve meralar bulunmaktadır. Köyde ayrıca ticari amaçlarla fasulye, kavun, karpuz ve balkabağı yetiştirilmektedir.</p>
<p>Köyün içerisinde 1823-1824 tarihlerinde dönemin Osmanlı Sultanı II. Mahmud tarafından yaptırılan bir çeşme ve 1880 yılında inşa edilmiş bulunan Hamidi Evvel Camii yer almakta, köyün tarihsel kimliğini ele vermektedir. Söz konusu çeşmenin suyu beş kilometre uzaklıktaki Mecitdere suyudur.<br />
<img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1297.jpg" width="225" /><img src="http://www.zeus-gmbh.com/_gezi/20090419_1315.jpg" width="225" /><br />
Anadolufeneri&#8217;nin Beykoz&#8217;un merkezine olan uzaklığı on beş kilometredir.</p>
<p>.<br />
<img src="http://www.fotografkiraathanesi.com/wp-content/uploads/2008/09/fk_bar3.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotografkiraathanesi.com/beykozun-koyleri-1-akbaba-koyupoyrazkoyanadolufeneri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezi Bölgeleri -ÜSKÜDAR-7</title>
		<link>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-7/</link>
		<comments>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-7/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 May 2008 14:40:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>arıktekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ BÖLGELERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografkiraathanesi.com/2008/05/04/gezi-bolgeleri-uskudar-7/</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.
ŞEYH MUSTAFA DEVATİ CAMİİ VE TÜRBESİ
 Üsküdar Meydanından Bağlarbaşı&#8217;na çıkan Selmanipak Caddesine girdikten 250m sonra soldadır. M.1645&#8242;de inşa edilmiştir. Caddeye bakan cephesinde bir çeşme ve yanında cami bahçesine girişte kemerli bir kapısı vardır. Bahçeye girildiğinde sol tarafta genişçe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><b>ŞEYH MUSTAFA DEVATİ CAMİİ VE TÜRBESİ</b><br />
<a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/seyhdevati.jpg"><img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/seyhdevati_k.jpg" width="170" alt=" Büyük boy için tıklayın"></a> Üsküdar Meydanından Bağlarbaşı&#8217;na çıkan Selmanipak Caddesine girdikten 250m sonra soldadır. M.1645&#8242;de inşa edilmiştir. Caddeye bakan cephesinde bir çeşme ve yanında cami bahçesine girişte kemerli bir kapısı vardır. Bahçeye girildiğinde sol tarafta genişçe bir alanda haziresi vardır. Cami girişinin solunda türbe vardır. Türbe ile cami girişi arasından dar bir geçitle arka taraftaki Şeyh Camii sokağına çıkış vardır.<br />
<i>Türbedeki kitabeye göre;</i><br />
Mustafa Devati 17.YY&#8217;da yaşamış, celvetî tarikatına mensup bir Şeyhtir. Tasavvufa yönelip, Aziz Mahmud Hüdayi&#8217;nin yerine geçen halifesi zamanın Gavs-ül Âzamı Mukat Ahmet Efendiye katılmış ve kısa sürede tasavvuf yolunda&nbsp; ilerlemiştir. Üsküdar&#8217;daki Valide Sultan Dar-ül Hadisine müderrislik yapmıştır.<br />
1656 yılında yılında medrese hayatını terk edip Şeyh Camii medresesinde irşada yönlemiş, bundan sonra Şeyh Camii hem cami hem de tekkenin tevhidhanesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Şeyh Devati tarafından aşevi ilave edilmiştir. Şeyh Devati Mustafa M.1659 yılında vefat etmiş ve bahçedeki türbeye defnedilmiştir.<br />
Şeyh Devati Mustafa&#8217;dan sonra oğlu Şeyh Mehmet Talip Aziz Mahmud Hüdayi Tekkesi postnişinliğine tayin edilmiştir. Zamanın kutbul arifidir. Devati Tekkesi onun zamanında en parlak dönemini yaşamıştır. O da bu türbede defnedilmiştir (M.1679). Devati Türbesinin yenilenmesi Yurdanur Akova tarafından 1991 yılında yaptırılmış, Şeyh Mustafa Devati adına da 1993 yılında türbenin bakım, onarım ve ihtiyaçlarının karşılanması ve aynı zamanda yoksullara yardım için bir hayır vakfı kurulmuştur. Şeyh Mustafa Devati Vakfı onarım ve bakımı bitirilmiş olan Devati türbesini 2003 yılında Kültür Bakanlığı İstanbul Türbeler Müzesi Müdürlüğüne teslim etmiştir.</p>
<p><i>Üsküdar Belediyesi internet portalından alınan bilgi;</i><br />
<b>ŞEYH MUSTAFA EFENDİ TÜRBESİ</b><br />
<a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/seyhdevati3.jpg"><img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/seyhdevati3_k.jpg" width="170" alt=" Büyük boy için tıklayın"></a> Türbe, Şeyh Camii cümle kapısının önündedir. Yerinin durumuna göre altı yüzlü yaptırılan türbe, yığma taştan ahşap çatılı olarak inşa edilmiştir. İçinde sekiz sanduka vardır. Çatısı şekillidir. Kandilleri ve levhaları yok olmuştur. Sol tarafındaki Beyazî Ahmet Efendi Türbesi&#8217;nden eser kalmamıştır.<br />
Arka tarafı hazîredir. Türbe kapısının sağ tarafındaki iki pencere üzerine 1067 senesi şevvalinde vefat eden Divitçi Şeyh Mustafa Efendi için yazılmış ondört mısralı bir kitâbe yerleştirilmiştir. Sağ köşedeki pencere üzerine sekiz, bunun solundaki pencere üzerine de altı mısra yazılmıştır. Manzume, cetvelli (kartuşlu) olarak hazırlanmış olup her cetvel arasına iki mısra hak edilmiştir. Tarih beyti cetvelleri arasında ise birer mısra vardır.</p>
<p><i>Site notu:</i>Üsküdar Belediyesinin internet sitesinden Cami ile ilgili detaylı bilgi bulunamamıştır.<a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/seyhdevati_kitabe.jpg"><img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/seyhdevati_kitabe_k.jpg" width="170" alt=" Büyük boy için tıklayın"></a> Dikkat çeken diğer husus da Türbenin üzerindeki tabelada &quot;Şeyh Mustafa Devati Türbesi&quot; şeklinde yazmasına rağmen, Belediyenin tanıtım sayfasında &quot;Şeyh Mustafa Efendi Türbesi&quot; başlığı ile yer almış olmasıdır. Üsküdar Müftülüğü internet sayfasında da &quot;Şeyh Devati Camii&quot; olarak gösterilmiş, ancak cami ile ilgili tarihi geçmişine yönelik bir bilgiye ulaşılamamıştır.<br />
Şeyh Devati Camii ve Türbesinde çeşitli yerlerde kitabeler ve tabelalar bulunmaktadır. Bunların bir kısmının Kültür Bakanlığı İstanbul Müzeler Müdürlüğünce hazırlanmış olduğu anlaşılmaktadır. İşin üzücü yanı yaklaşık 3,5 asırlık bu tarihî yapının isminde bir uzlaşmaya varılamamış olmasıdır. Bu kitabe veya tanıtım tabelalarının bazılarının özensiz olması da ayrı bir konudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-7/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezi Bölgeleri -ÜSKÜDAR-6</title>
		<link>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-6/</link>
		<comments>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-6/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 May 2008 10:52:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>arıktekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ BÖLGELERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografkiraathanesi.com/2008/05/01/gezi-bolgeleri-uskudar-6/</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.
ÜSKÜDAR MİHRİMAH SULTAN CAMİİ

Bu caminin adı bir vakfiyesinde, tezkiret-ül-Bünyan ve devrinin birçok arşiv vesikalarında Mihrimah(Mihr ü mah) şeklinde yazılır.  Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde bulunan Bir vakfiyesinde adı mah-ı mihr şeklinde geçer. Mihr, Farsça(güneş ve ay) anlamındadır. Üsküdar’da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><strong>ÜSKÜDAR MİHRİMAH SULTAN CAMİİ</strong><br />
<a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/mihrimah.jpg"><img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/mihrimah_k.jpg" width="170" alt=" Büyük boy için tıklayın"></a><br />
Bu caminin adı bir vakfiyesinde, tezkiret-ül-Bünyan ve devrinin birçok arşiv vesikalarında Mihrimah(Mihr ü mah) şeklinde yazılır.  Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde bulunan Bir vakfiyesinde adı mah-ı mihr şeklinde geçer. Mihr, Farsça(güneş ve ay) anlamındadır. Üsküdar’da Sultan tepesinin eteğinde hâkim bir set üzerinde bulunan bu camii Üsküdar İskelesinde ve Sultan III.  Ahmet çeşmesinin karşısındadır.Eski kaynaklarda deniz kenarında kurulmuş olarak gösterilir. Rivayete göre Mihrimah Sultan iki camii yaptırmak ister.  İlk okunan ezan ile son okunan ezanın kendi camilerinde okunmasını ister.  Birisi Üsküdar da, diğeri de Edirnekapı&#8217;da bulunan bu camileriyle arzusuna ulaşır.</p>
<p><b>MİMARİ YAPISI:</b><br />
<a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/mihrimah2.jpg"><img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/mihrimah2_k.jpg" width="170" alt=" Büyük boy için tıklayın"></a>Evliya Çelebi cami hakkında şunları yazıyor: Mihrimah Sultan Cami İskele başındadır.  Bu camii Sultan Süleyman M.1548 tarihinde yaptırıp sevabını kerimesi Sultan merhumenin ruhuna hediye etmiştir.<br />
Set üzerinde caminin avlusuna on bir basamaklı iki yönlü adi taş merdivenle çıkılır. Son cemaat yerinin önünde iki yüzlü ve yirmi musluklu som mermerden şadırvan vardır. Şadırvanın üst kısımları mermer şeklindedir.  Şebeke göbeklerinde altışar şualı küçük yıldızlar görülür. Tatlı bir eğime kurulan bu mabedi bir kartala benzetirsek bu şadırvan uçmaya hazırlanan bir kartalın başı gibidir.<br />
 Beş ayrı üç de son cemaat yerinin ortaklaşa sütunları üstünde yükselen kurşun kaplı bir saçak şadırvanı örtmektedir.<br />
  Şadırvanın mermer üstünde zambak kabartmalı bir kuşak dolaşmaktadır.<br />
  Son cemaat yerinin rafını altı sütun üzerindeki beş kubbe örter.  Ortadaki kubbe çarpı işareti şeklinde ve daha derincedir. Sütun başlıkları istalaktitli (damlalı)bu sütunların üslerindeki altı kemerde son cemaat yerinin kubbe duvarındaki istalaktitli başlıklı dört payende ile iki salkımlı küme başlıklara dayanır. Yüce sanatkâr Mimar Sinan bu mabetle yepyeni plan ortaya çıkıyor.<br />
Kıble duvarındaki sütun başlıklarında istalaktitleri derinleştirilerek yerler yapmıştır. Planın müstesnalığa son cemaat yerine intişar etmiyor mabedin kendi planı bir yonca yaprağı şeklindedir.<br />
Caminin birer şerefeli iki minaresinin kapıları son cemaat yerine açılmaktadır.<br />
Solundaki minarenin kapısı içerisinde şimdiye kadar hiçbir yerde eşine rastlanmayan bir oymacılık ve kakmacılık şaheseri vardır.<br />
Bir taşa kabartma olarak Kelime-i Tevhit kazılmış.  Diğer minaresinin kapısının üstüne bir madalyon üstüne sadece Kelime-i Tevhit kazılmıştır.<br />
 Caminin iç kubbesi turamplarla genişletilmiş.  Mimar Sinan ilk defa lale motifi kullanarak fil ayakları ile ana kubbeyi tutturmuştur.</p>
<p><a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/mihrimah3.jpg"><img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/mihrimah3_k.jpg" width="170" alt=" Büyük boy için tıklayın"></a> Caminin bir duvarında namaz saatlerini gösteren güneş saati vardır.</p>
<p><b>MÜŞTEMİLATI:</b><br />
 Mihrimah Sultan Külliyesi, cami, medrese, imaret, kervansaray, mektep, kiler,<br />
ambardan oluşmuştur. İhata duvarı içerisinde şifahane, tuvaletler, hazineler,<br />
ihata duvarı dışında kütüphane ve hamamı mevcuttur. Ayrıca görevlilere lojmanı<br />
vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezi Bölgeleri -ÜSKÜDAR-5</title>
		<link>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-4-2/</link>
		<comments>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-4-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2008 14:20:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>arıktekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ BÖLGELERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografkiraathanesi.com/2008/04/20/gezi-bolgeleri-uskudar-4-2/</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.
HORHOR ÇEŞMESİ
(KEMANKEŞ AHMET AĞA ÇEŞMESİ)
Hakimiyet-i Milliye Caddesi ile Selamni Pak Caddesi köşesinde Selman Ağa Camii&#8217;nin kuzeyinde, avlu duvarının kuzeybatı köşesinde yer almaktadır.
Kemankeş Ahmet Ağa çeşmesi olarak da bilinmektedir.
Çeşme muhtemelen 1911 yılında Üsküdar tramvay hattının döşenmesi sırasında yola çıkıntı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><b>HORHOR ÇEŞMESİ<br />
(KEMANKEŞ AHMET AĞA ÇEŞMESİ)</b><a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/horhor0.jpg"><img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/horhor0_k.jpg" width="170" alt=" Büyük boy için tıklayın "></a><br />
Hakimiyet-i Milliye Caddesi ile Selamni Pak Caddesi köşesinde Selman Ağa Camii&#8217;nin kuzeyinde, avlu duvarının kuzeybatı köşesinde yer almaktadır.<br />
Kemankeş Ahmet Ağa çeşmesi olarak da bilinmektedir.<br />
Çeşme muhtemelen 1911 yılında Üsküdar tramvay hattının döşenmesi sırasında yola çıkıntı teşkil ettiğinden şimdiki yerine alınmıştır. Çeşmede kitabe bulunmadığından hangi tarihte kim tarafından hangi mimara yaptırıldığı bilinmemektedir.<br />
<a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/horhor.jpg"><img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/horhor_k.jpg" width="170" alt=" Büyük boy için tıklayın "></a>Muntazam kesme taştan inşa edilmiş olup üç cephelidir. Cephelerin her birinde kırmızı taştan sivri kemerli nişler içerisinde ayna taşları yer almaktadır.<br />
Kemerlerin üzerinde renkli desenli çinilerle çerçevelenmiş panolar vardır. Kemerler, panolar ve dışa taşkın tuğla saçağı 1911 yılında yapılmıştır.<br />
<i>Kaynak; Yukarıdaki bilgiler Selman Ağa Camii&#8217;nin Türkçe hazırlanmış kitabesinden alınmıştır.</font></i><br />
<i>Site Notu;</i>Yukarıda söz edilen kitabede, çeşmede <i>&#8220;Kemerlerin üzerinde renkli desenli çinilerle çerçevelenmiş panolar vardır.&#8221;</i> yazmasına karşın, bu çiniler artık yerinde değil. Aşağıdaki fotoğraftan da anlaşılacağı üzere bu çinilerin ya tahrip edilmiş ya da ticari amaçlı sökülmüş olduğu görülmektedir. Ayrıca çeşmenin genel durumunun da iyi olduğunu söylemek zordur.<br />
<a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/horhor2.jpg"><img "border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/horhor2_k.jpg" alt=" Büyük boy için tıklayın" ></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-4-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezi Bölgeleri -ÜSKÜDAR-4</title>
		<link>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-4/</link>
		<comments>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-4/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2008 14:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>arıktekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ BÖLGELERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografkiraathanesi.com/2008/04/20/gezi-bolgeleri-uskudar-4/</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.
SELMAN AĞA CAMİİ

Cami, Selman-ı Pak Caddesi ile Hakimiyet-i Milliye Caddesi&#8217;nin birleştiği yerde ve birinci caddenin sağ köşesindedir. Selman-ı Pak Caddesi&#8217;ne açılan ve 1965 tarihinde yaptırılan kesme taş kemerli avlu kapısının sağ tarafında üç yüzlü meşhur Horhor Çeşmesi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><strong>SELMAN AĞA CAMİİ</strong><br />
<a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/selmanaga.jpg"><img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/selmanaga_k.jpg" width="170" alt=" Büyük boy için tıklayın"></a><br />
Cami, Selman-ı Pak Caddesi ile Hakimiyet-i Milliye Caddesi&#8217;nin birleştiği yerde ve birinci caddenin sağ köşesindedir. Selman-ı Pak Caddesi&#8217;ne açılan ve 1965 tarihinde yaptırılan kesme taş kemerli avlu kapısının sağ tarafında üç yüzlü meşhur Horhor Çeşmesi ve cami bânisi olan Selman Ağa&#8217;nın H. 914 tarihli kabri bulunmaktadır. Selman Ağa, Babü&#8217;s-saâde Ağası (Kapı Ağası- Kızlar Ağası) olup, Sultan II. Bayezid&#8217;in fermanı ile idam edilmiştir. Kare plânlı mabet alt üst pencerelerden ışık alır. Üsttekiler vitraylıdır. Ahşap çatısının üzeri kurşun kaplıdır. Sağ taraftaki minarenin kaidesi kesme taş olup üst kısmı ince tuğladandır. Son tamirde onarılmıştır. Selman Ağa&#8217;nın kabri önünde caddeye bakan bir hâcet penceresi vardır. Caddeye Selman-ı Pak denmesi, Selman Ağa&#8217;nın isminden dolayıdır. Ağa&#8217;nın İstanbul&#8217;da, Kazancılar&#8217;da Ali Paşa Camii civarında bir &#8216;mekteb-i âlî&#8217;si vardı. Mabet, 1313 (1895) tarihinde, Galip Paşa&#8217;nın Evkaf Nezareti döneminde tamir edilmiştir.<br />
<i>Kaynak:<b> </b><a target="_blank" href="http://www.uskudar-bld.gov.tr/portal/index.html">Üsküdar Belediyesi internet portalı</a></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-4/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezi Bölgeleri -ÜSKÜDAR-3</title>
		<link>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-3/</link>
		<comments>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-3/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2008 14:04:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>arıktekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ BÖLGELERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografkiraathanesi.com/2008/04/20/gezi-bolgeleri-uskudar-3/</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç
yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.
KARA DAVUD PAŞA CAMİİ

Cami, Hakimiyet-i Milliye Caddesi (eski Karacaahmet Caddesi) üzerindedir. 1958 tarihinden evvel camiye bu caddeye açılan avlu kapısından girilirdi. Sağ tarafta, ulu bir çitlenbik ağacı altında Alemdar Ahmet Baba&#8217;nın 1091 (1680) tarihli kabri vardır. Kapının sol tarafında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç<br />
yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><strong>KARA DAVUD PAŞA CAMİİ</strong><br />
<a title=" Büyük boy için tıklayın" target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/karadavud.jpg"><img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/karadavud_k.jpg"></a><br />
Cami, Hakimiyet-i Milliye Caddesi (eski Karacaahmet Caddesi) üzerindedir. 1958 tarihinden evvel camiye bu caddeye açılan avlu kapısından girilirdi. Sağ tarafta, ulu bir çitlenbik ağacı altında Alemdar Ahmet Baba&#8217;nın 1091 (1680) tarihli kabri vardır. Kapının sol tarafında ise, camiin akarı olduğunu tahmin ettiğim tonoz damlı dükkânlar bulunuyordu. Avlunun diğer kapısı Büyük Hamam Sokağına (Eski Boyacı Sokak) açılıyordu. Bu kapının yanında, bugün yerinde bir çini imalathanesi bulunan fevkânî, Türk Ahmet Paşa&#8217;nın Mektebi vardı. Ahmet Paşa, 1716&#8242;da Varadin muharebesinde şehid olmuştur. Caminin önünde baklava başlıklı sekiz mermer sütunlu bir revak vardır. Bu revağın üzeri kubbeli değildir.<br />
<i>Kaynak:</font><a target="_blank" href="http://www.uskudar-bld.gov.tr/portal/index.html">Üsküdar Belediyesi internet portalı</a></i><br />
<i>Site Notu;Caminin duvarındaki özensiz bir mermerde, M.1495 yılında inşa edildiği yazılıdır.</i></p>
<p><a target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/karadavud3.jpg"><img "border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/karadavud3_k.jpg" alt=" Büyük boy için tıklayın" ></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezi Bölgeleri -ÜSKÜDAR-2</title>
		<link>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-2/</link>
		<comments>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Apr 2008 16:07:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>arıktekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ BÖLGELERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografkiraathanesi.com/2008/04/19/gezi-bolgeleri-uskudar-2/</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.
MİMAR SİNAN HAMAMI (YEŞİL DİREKLİ HAMAM)

Hakimiyet-i Milliye Caddesi üzerindedir. Tam karşısında ve yol aşırı yerde Gülfem Hatun Camii vardır. Sağ tarafındaki eski adı Boyacı Sokağı olan yola, 1934&#8242;de ismi verilmiştir. Sultan II. Selim&#8217;in eşi ve Sultan III. Murat&#8217;ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><b>MİMAR SİNAN HAMAMI (YEŞİL DİREKLİ HAMAM)</b><a title=" Büyük boy için tıklayın" target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/mimarsinan.jpg"><br />
<img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/mimarsinan_k.jpg"></a><br />
Hakimiyet-i Milliye Caddesi üzerindedir. Tam karşısında ve yol aşırı yerde Gülfem Hatun Camii vardır. Sağ tarafındaki eski adı Boyacı Sokağı olan yola, 1934&#8242;de ismi verilmiştir. Sultan II. Selim&#8217;in eşi ve Sultan III. Murat&#8217;ın annesi Nurbânu Valide Sultan tarafından yaptırılmıştır. Nurbânu Sultan için camii bahsine bakınız. Mimar Sinan&#8217;ın bu eşsiz eseri 1583 yılında Toptaşı Cami&#8217;ine gelir olarak inşa olunmuştur. Tezkiretü&#8217;l Ebniye&#8217;de Mimar Sinan&#8217;ın eserleri arasında gösterilmiştir. Evliya Çelebi bu hamamdan &#8220;Çarşı içinde olan Çarşı Hamamı gayet ferah, havası hoş, yapısı hoş bir hamamdır. Sevimli, dilber, temiz tellâkları ve mavi peştemalları vardır&#8221; diye bahseder. Ayvansarayî Hafız Hüseyin Efendi&#8217;de, &#8220;Toptaşı Valide-i Atik Camii yakınında olan çifte hamam ile Üsküdar&#8217;da vaki Valide-i Cedid Camii yakınında Yeşildirekli Hamam&#8221; şeklinde adı geçer. Bu yeşil direğin hamamın camekânında veya dış kapısının yanında olduğu sanılmaktadır. Şehzadebaşı Camii avlu duvarı köşesine de böyle yeşil bir sütun, Mimar Sinan tarafından dikilmiştir ki, elan bakidir.<br />
<a title=" Büyük boy için tıklayın" target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/mimarsinan2.jpg"><br />
<img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/mimarsinan2_k.jpg"></a>1932 yılında Gümülcine eşrafından, gayet zengin bir kimse olan, merhum Mehmet Bozkurt Bey tarafından satın alınmıştır. Bu zat, hamamın cephesinde bulunan salaş ilâveleri kaldırmış ve cadde boyuna üç dükkân yaptırmıştı. Mavi Köşe ismiyle bilinen bu dükkânlar 1958 yılında yıktırılmıştır. Esas hamam kısmı bir marangoza kiraya verilmiş ve külhan kısmı da garaj olmuştu. Aynı sene Menderes İmarı&#8217;nda üç dükkân ile beraber hamamın erkekler ve kadınlar kısmının camekânları istimlâk edilmiştir. Mehmet Bey, 1962 yılında hamamı şimdiki şekliyle restore ettirmiş ve Mimar Sinan Çarşısı adıyla işletmeye açmıştır. Bu Beyefendi sayesinde Üsküdar tarihi bir eser kazanmıştır.<br />
<i>Kaynak:<a target="_blank" href="http://www.uskudar-bld.gov.tr/portal/rehber/t1.jsp?PageName=rehberAyrinti&#038;ID=347">Üsküdar Belediyesi internet portalı</a></i><br />
Nurbanu Sultan’ın yaptırdığı çifte hamam, günümüzdeki kullanımıyla Mimar Sinan Çarşısı, Üsküdar Belediyesi’nin hemen yanında. Cadde üstünde yer alan yapı, cadde genişletilirken yapılan yıkımlar ve belediye binasına bakan cephedeki betonarme eklerle özgünlüğünü kaybetmiş. Ama yine de görülmeye değer.<i>Alıntı:<a target="_blank" href="http://www.sinanasaygi.com/icerik.asp?ID=7">Sinan&#8217;a Saygı web sitesi</a></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezi Bölgeleri -ÜSKÜDAR-1</title>
		<link>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-1/</link>
		<comments>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-1/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Apr 2008 15:53:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>arıktekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ BÖLGELERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografkiraathanesi.com/2008/04/19/gezi-bolgeleri-uskudar-1/</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.
VALİDE–İ CEDİD CAMİİ (YENİ VALİDE CAMİİ)
 
 Üsküdar çarşısı içinde devrinin en güzel eserlerinden biri olan Yeni Valide Camii, Hakimiyet-i Milliye Caddesi, Balaban Caddesi ve İmam Nasır Sokağı ile çevrili geniş bir alanı kaplar. Cami avlusuna bu yollara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><b>VALİDE–İ CEDİD CAMİİ (YENİ VALİDE CAMİİ)</b><a title=" Büyük boy için tıklayın" target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/yenivalide2.jpg"><br />
 <img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/yenivalide2_k.jpg"></a><br />
 Üsküdar çarşısı içinde devrinin en güzel eserlerinden biri olan Yeni Valide Camii, Hakimiyet-i Milliye Caddesi, Balaban Caddesi ve İmam Nasır Sokağı ile çevrili geniş bir alanı kaplar. Cami avlusuna bu yollara açılan beş kapıdan girilir. Hakimiyet-i Milliye Caddesi&#8217;ne açılan kapı, çarşı tarafında bulunduğundan &#8216;Çarşı Kapısı&#8217;, eski Bit Pazarı kapısının karşısında bulunan ikinci kapı, &#8216;Bat Pazarı Kapısı&#8217; veya &#8216;Sebil&#8217; yahut &#8216;Hünkâr Kapısı&#8217; isimleriyle anılırdı. <a title=" Büyük boy için tıklayın" target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/yenivalide4.jpg"><br />
 <img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/yenivalide4_k.jpg"></a>Üçüncü kapı, Arasta Çarşısı&#8217;na açıldığından &#8216;Arasta veya Bedesten Kapısı&#8217;, Balaban Caddesi tarafındaki dördüncü kapı, &#8216;Balaban Kapısı, Cümle Kapısı, İmaret Kapısı veya Mektep Kapısı&#8217; adlarıyla bilinirdi. Beşinci kapı ise, &#8216;Uncular Kapısı, Değirmen Kapısı, Mescit Kapısı, İmam Kapısı&#8217; isimleriyle meşhurdu. Bu yöndeki kapılar isimlerini, burada bulunan ve yakın zamana kadar duran bir değirmenin taşlarından, Geredeli Mescidi&#8217;nden ve İmam Nasır&#8217;ın yaptırmış olduğu bir çeşmeden almıştı. Külliye, cami, hünkâr mahfili, çeşme, sebil, türbe, muvakkithane, mektep, imaret, şadırvan, havuz, su deposu, çarşı, bedesten ve meşruta evlerinden oluşuyordu.<br />
<a title=" Büyük boy için tıklayın" target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/yenivalide5.jpg"><img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/yenivalide5_k.jpg"></a>Mabet oldukça büyük bir avlunun ortasındadır. Düz bir sahada ve sel yataklarının ortasında yaptırıldığı için su basmaz merdivenlerle çıkılmaktadır. İç avlu veya şadırvan avlusunun iki yanlarında ve bir de cümle kapısı tarafında olmak üzere üç kapısı vardır. Üzerlerinde Hezarfen Mehmet Efendi&#8217;nin hattı ile yazılmış âyetler bulunmaktadır. Sol tarafındaki kapı üzerinde imzası vardır.<br />
<a title=" Büyük boy için tıklayın" target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/yenivalide.jpg"><br />
 <img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/yenivalide_k.jpg"></a>Şadırvan avlusunun her cephesinde alt üst altışar pencere olmak üzere 36 penceresi vardır. Bunlar klâsik demir parmaklıklı ve içten tahta kapaklıdır. Avlunun zemini mermer kaplıdır. Üç tarafı, 14 mermer sütunun taşıdığı 17 kubbeli bir revak ile çevrilmiştir. Orta yerde zarif bir şadırvan yer almıştır. Devrinin en güzel eserlerinden biri olan bu şadırvan tamamen mermerden sekiz yüzlü olarak yapılmıştır.<br />
<a title=" Büyük boy için tıklayın" target="_blank" href="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/yenivalide3.jpg"><br />
 <img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/yenivalide3_k.jpg"></a>Her yüzün köşelerinde mermer sütunlar vardır. Bu sütunların arasına ness pirinç şebekeler yerleştirilmiştir. Ayrıca sütunları birbirine bağlayan kemer altına, mermer oyma şebekeler konmuştur.</p>
<p>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezi Bölgeleri -ÜSKÜDAR-</title>
		<link>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar/</link>
		<comments>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 21:38:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>arıktekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ BÖLGELERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografkiraathanesi.com/2008/04/17/gezi-bolgeleri-uskudar/</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.
ÜSKÜDAR KISA TARİHÇESİ
 
 Her şehrin tarihi o şehrin sakinlerinin de tarihidir. Yüzyıllar boyu bağrında nice sakinlerine kucak açan Üsküdar, İstanbul&#8217;un fethinden neredeyse bir buçuk asır yıl evvel Türk egemenliğine girmiş ve daha o çağlardan itibaren &#34;kutlu bir diyar&#34; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan ÜSKÜDAR rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><b>ÜSKÜDAR KISA TARİHÇESİ</b><br />
 <img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/usk1.jpg"><br />
 Her şehrin tarihi o şehrin sakinlerinin de tarihidir. Yüzyıllar boyu bağrında nice sakinlerine kucak açan Üsküdar, İstanbul&#8217;un fethinden neredeyse bir buçuk asır yıl evvel Türk egemenliğine girmiş ve daha o çağlardan itibaren &quot;kutlu bir diyar&quot; olma yolunda hızla ilerlemiştir. Tarihi yarımadanın karşısında, alabildiğine geniş bir İstanbul peyzajına açılan müstesna konumuyla Üsküdar, Asya topraklarının başladığı bir köprü başıdır. Antik çağlardan beri doğal dokusunun güzelliği sayesinde Ön Asya-Avrupa arası ulaşım kolaylığı sağlayan Boğaziçi&#8217;nin açılım noktasında<br />
bulunan Üsküdar, her zaman bir cazibe merkezi olmuştur. Bu özel durum; Üsküdar&#8217;ın sık aralıklarla istilâlara, farklı egemenlikler altında kalmasına yol açmıştır. Üsküdar isminin nereden geldiği konusunda değişik kaynaklarda farklı görüşler olsa da erken dönem eserlerde geçen Khrisopolis ve Skutarium kelimelerinin &quot;altın şehir&quot; ve &quot;kalkan şehir&quot; anlamlarını vermesi; ayrıca dünya haritacılığının ilk dönem örneklerinde de Latince &quot;scutari&quot; kelimesinin kullanılmış bulunması Üsküdar ismini çağların içinden bugünlere getirir. Şehrin ismi İngilizce&#8217;ye Latince&#8217;den aynen geçmiştir. Adı da tarihi kadar kadîm olan Üsküdar, gelecek zamanlara doğru yürüyüşünü aynı eskimezlik içinde sürdürüyor.<br />
<img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px;" border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/usk2.jpg"> Üsküdar&#8217;ın tarihine yakından baktığımızda M.Ö. 1000 yıllara uzanan bir tarihçe buluruz. Erken dönem Üsküdar&#8217;ın oluşumu bölgede Fenikelilerin, biri Kalhedon ( Kadıköy ), diğeri Moda Burnu&#8217;nda olmak üzere iki liman kenti kurmaları ile başlar. O çağlarda Fenikeliler, şimdiki Salacak Sahili?ne doğru uzanan sığlık kısma büyük taşlar doldurarak bir mendirek oluştururlar ve ticaret iskeleleri ile tersanelerini Salacak çevresinde kurarlar. Yaklaşık 300 yıl sonra ise, Akalar&#8217;ın yönetimi altına giren<br />
Üsküdar&#8217;da, Anadolu&#8217;dan geçici olarak gelenlerin kalıcı iskânı yavaş yavaş kendini göstermeye başlar. Pers egemenliğinden, Atinalılar hakimiyetine, Büyük İskender&#8217;in eline geçmesinden, Roma egemenliğine, antik çağlar Üsküdar&#8217;ının tarihi adeta saklı bir hazinenin her dönemde tekrar tekrar keşfedilmesinin tarihidir. Bu keşiflerin en uzunu 458 sene ile Roma egemenliğinde geçen devredir. M.S. 395&#8242;te Roma İmparatorluğu ikiye bölünür. Artık Üsküdar&#8217;da, Doğu Roma İmparatorluğu yani Bizans dönemi başlamıştır. Bu dönemde Üsküdar, önemli bir ticaret ve konaklama merkezi haline gelmiştir. Ancak bu durum Üsküdar&#8217;ın cazibesini daha da arttırmıştır.<br />
<img style="FLOAT: left; MARGIN: 20px 10px 0px 0px;"border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/usk3.jpg"> Bunun sonucu Bizans&#8217;a paralel olarak değişik tarihlerde İranlıların ve Arapların İstanbul&#8217;a dönük fetih çabalarında uğrak yeri hep Üsküdar olmuştur. 609&#8242;da İran, 710&#8242;da Araplar, 782&#8242;de Abbasi Halifesi Harun Reşid, 1102&#8242;de Haçlılar, 1147&#8242;de Fransa Kralı VII. Louis ile Alman İmparatoru Konrad, 1203&#8242;de gene Haçlılar İstanbul kapılarına dayandıklarında daima Üsküdar&#8217;dan geçmişlerdir. XI. yüzyıl Haçlı seferleri dönemi Üsküdar&#8217;ın en müthiş yağma ve talana uğradığı dönemdir. II. Haçlı Seferi&#8217;nde şimdiki Haydarpaşa &#8211; İbrahimağa &#8211; Ayrılık Çeşmesi arasındaki bölgede Fransa Kralı Louis ile Alman İmparatoru Konrad&#8217;ın Komuta ettiği Haçlı ordularına karargâh vazifesi gören Üsküdar, IV. Haçlı Seferi&#8217;nde Bizans İmparatoru&#8217;nun şimdiki Harem&#8217;de bulunan yazlık sarayının yağma ve talana uğramasına sahne olmuştur. Üsküdar&#8217;da, Haçlı seferleri sonucu yaşanan Latin egemenliği 1204&#8242;den 1261&#8242;e kadar 57 sene devam etmiştir. Adı efsanelerle anıla gelen Seyyid Battal Gazi&#8217;nin İstanbul&#8217;u Fetih amacıyla, Üsküdar civarında yedi sene İslâm orduları için öncü ve muhafız kaldığı menakıbnâmelerde geçmektedir. Üsküdar&#8217;da kalıcı Türk izlerinin görülmesi 1071 Malazgirt Zaferi&#8217;nden sonraya tekabül eder.<br />
<img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 0px 10px;" border="0" src="http://www.fotografkiraathanesi.net/rota/uskudar/jpg/usk4.jpg"> İznik&#8217;in fethinin ardından<br />
yaklaşık 1078&#8242;de Üsküdar&#8217;da erken dönem Türk yerleşmeleri başlamıştır. Ancak bu tarihlerdeki iskânlar tamamen sivil ve münferit yapıdadır. Osmanlı döneminde Orhan Gazi zamanında Kocaeli Yarımadası, Büyük ve Küçük Çamlıca&#8217;dan Doğancılar&#8217;a kadar uzanan bölge, Osmanlı Türkleri&#8217;nin egemenliği altına yaklaşık 1348&#8242;de girmiş ve daha sonra Yıldırım Bayezid, Güzelcehisar&#8217;ı(Anadoluhisarı) yaptırınca, Osmanlı padişahlarının Rumeli&#8217;ye geçişlerinde Üsküdar &#8211; Güzelcehisar<br />
istikametini kullanmaları, askerî güvenlik ve ulaşım kolaylığı da sağladığından adeta bir gelenek haline gelmiştir. 29 Mayıs 1453&#8242;te İstanbul&#8217;un fethedilmesinden sonra Üsküdar hızla gelişme göstermiştir. Üsküdar daha önce küçük bir Anadolu kasabası görünümünde iken İstanbul&#8217;un fethinden sonra bir şehir dokusunu oluşturacak ilk nüveler kendini belli etmeye başlamıştır. Fatih<br />
devrinde, Üsküdar adeta yeniden kurulmuştur. Salacak&#8217;ta kendi adıyla anılan bir mescid yaptırmış ve Üsküdar&#8217;ın Osmanlı klasik şehir dokusuna uyan ilk mahallesi ortaya çıkmıştır. Fatih, Anadolu&#8217;dan göçe tâbi kıldığı Türklerin bir kısmını buralara yerleştirmiş, şimdiki İskele Meydanı&#8217;na da bir bedesten yaptırarak ticaretin hızlı bir biçimde gelişmesini sağlamıştır. Üsküdar&#8217;ı bir gelin gibi<br />
süsleyen, bu beldeyi her türlü yağma ve talandan koruyan, Türkmen mahalleleri ile şenlendiren Büyük Fatih&#8217;in 3 Mayıs 1481&#8242;de Gebze civarındaki Sultan Çayırı&#8217;nda vefatı Üsküdar tarihinde önemli bir olaydır. Üsküdar, Fatih&#8217;in cenazesinin İstanbul&#8217;a geçişine ev sahipliği görevini derin bir üzüntü ve adeta kurucusuna yaraşır bir gayret ile yerine getirmiştir. 16. yüzyıldan itibaren<br />
Osmanlı Üsküdar&#8217;ı 91 cami ve mescit, 51 tekke, 12 hamam, 11 kervansaray, 2 imaret, 7 medrese, 260 çeşme, 5 büyük iskele, 2 darüşşifa, 2 menzilhane, tabhane, sübyan mektepleri, kütüphaneler, darülhadis, sebiller ve posta teşkilatı ile bir çok padişah, sultan, paşa ve devlet adamlarının sarayları, yalı ve köşkleri ile süslenmiştir. Bu hızlı gelişme Üsküdar&#8217;ın bir şehir dokusuna bürünmesinin Osmanlı ile başladığını ispatlamaktadır. Üsküdar&#8217;ın her dönemde ayrıcalıklı bir konumda bulunması sosyal hayatta da kendini göstermiş, şehrin Müslüman sakinleri Üsküdar&#8217;ı bir Kâbe toprağı saymışlar, Museviler tarafından da Kuzguncuk bölgesi Kudüs toprağı diye sıfatlandırılmıştır. Şehrin, Kâbe toprağı sayılmasının sonucu hac yolculuğunun ilk durağı her dönemde Üsküdar olmuştur. Adına Sürre Alayları denen ihtişamlı törenler, her hac döneminde tekrarlanarak bir gelenek halini almıştır. Üsküdar, sosyal tarihimizde kimi ilklerin de şehridir. İlk posta yolunun Üsküdar&#8217;dan Kartal&#8217;a kadar uzanan bir güzergâhta II. Mahmud döneminde açılması ve bu açılışa bizzat II. Mahmud&#8217;un katılması, İstanbul deniz ulaşımında ilk araba vapurunun yine Üsküdar&#8217;da hizmete girmesi, bilim tarihimizde farklı bir yeri bulunan Üsküdar Matbaası&#8217;nın III.Selim zamanında Selimiye Mahallesi&#8217;nde faaliyet göstermesi, Türk resminin başlangıç noktasını Üsküdar<br />
yapacak kadar önem taşıyan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti&#8217;nin kuruluşunun, dönemin Üsküdar mutasarrıfının onayı ile Üsküdar&#8217;da gerçekleşmesi, hemen ilk elde sayılabilecek hususlardır. M.Ö. 1000&#8242;lerden beri bilinen ve oturulan, Bizans&#8217;tan kalan yegâne eser Kız Kulesi ile farklılaşan, Osmanlı devrinde bir oya gibi itinayla işlenen ve güzelleşen, denize açılan ve hiçbirinin, diğerinin görme hakkını engellemediği yalıları, cumbalı güzelim ahşap evlerin süslediği sokaklarıyla, korularıyla, köşkleriyle, çarşıları ve hamamlarıyla, camileriyle, kiliseleri ve sinagoguyla Üsküdar, adı kendisine en çok yakışan altın şehirdir.</p>
<p><em>Kaynak:</em><a target="_blank" href="http://www.uskudar-bld.gov.tr/portal/uskudar/t1.jsp?PageName=tarihce"><em>Üsküdar Belediyesi internet portalı</em></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-uskudar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezi Bölgeleri -TAKSİM_GALATA Rotası-31</title>
		<link>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-taksim_galata-rotasi-31/</link>
		<comments>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-taksim_galata-rotasi-31/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 11:18:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>arıktekin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ BÖLGELERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografkiraathanesi.com/2008/04/17/gezi-bolgeleri-taksim_galata-rotasi-31/</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan Taksim-Cihangir-Fındıklı-Karaköy-Galata gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.
DOĞAN APARTMANI 
Eski adıyla Yazıcı Sokak, bugünkü adıyla Serdar-ı Ekrem Caddesi&#8217;nde 56 numaradaki Doğan Apartmanı’nın yerinde 1869–1870 tarihli bir Galata Kulesi panoramasında, bahçe içinde iki katlı ahşap bir konak bulunur. Mehmet Paşa Konağı adını taşıyan bu konak 1864&#8242;ten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf Kıraathanesi grubumuz tarafından hazırlanan Taksim-Cihangir-Fındıklı-Karaköy-Galata gezi rotasındaki tarihi ve ilginç yerlerin fotoğraf ve bilgilerini burada sizlerle paylaşıyoruz.</p>
<p><strong>DOĞAN APARTMANI </strong></p>
<p>Eski adıyla Yazıcı Sokak, bugünkü adıyla Serdar-ı Ekrem Caddesi&#8217;nde 56 numaradaki Doğan Apartmanı’nın yerinde 1869–1870 tarihli bir Galata Kulesi panoramasında, bahçe içinde iki katlı ahşap bir konak bulunur. Mehmet Paşa Konağı adını taşıyan bu konak 1864&#8242;ten itibaren Prusya Elçiliği olarak, elçilik 1874–1877 yılları arasında Ayaspaşa&#8217;daki yeni yapısına taşınınca da, bir süre Alman çocuk yuvası olarak kullanılır. Daha sonra yıkılarak, 1892&#8242;de dört bloktan oluşan yapının inşaatına başlanır ve 1895’te tamamlanır. Mimarının Raimondo D’Aronco olduğu söylenmektedir. Binayı dönemin varlıklı banker ailelerinden Belçikalı Helbig’ler yaptırmıştır. Bina 1893–1919 yılları arasında “Helbig Apartmanları” ya da “Nahid Bey Apartmanları” adıyla anılmıştır. 1919 da sigara kâğıdı fabrikası sahibi Osmanlı uyruklu Musevi Mair de Botton tarafından bir açık artırmada satın alınınca “Botton Han” adını almıştır. 1929’da dış borçlanma nedeniyle binanın ipoteklenmesi sonucunda mal sahibi Berlin’deki Victoria Sigorta olmuş binanın adı “Victoria Han” olmuştur. 1935’de bütün daireler elden geçirilerek mutfaklar küçültülmüş ve her daireye banyo eklenmiş ve<br />
ıslak hacimler fayans kaplanmıştır. 1942’de Kazım Taşkent’in sahibi olduğu Doğan Sigorta’ya satılmıştır ve bina bugünkü adını almıştır.<br />
1950–70 süresince de daireler tek tek satılarak kişisel mülk olmuştur. 3250m2’lik bir arsada yapı 1405m2’lik U biçimindeki bir taban alanına turarak doğu batı doğrultusunda Boğaz’a açılan 331m2’lik bir iç avlu bırakır. 6 katlı kâgir binanın ana giriş avlu aksında Serdar-ı Ekrem Sokağına bakan batı cephesinin ortasında yer alır. Ortasında bir de süs bahçesi buluna avlu doğuda iki kanat arasında yer alan ve üzerinde yuvarlak kemerli bir niş olan istinat duvarı üzerinde bulunmaktadır.<br />
Bu dönemin inşaat teknolojisinin getirdiği bir avantajdır. Binanın güney kanadı kuzey kanadından daha kısadır ve kademeli olarak parselin doğu ucuna doğru daralmaktadır. Avludan yapıyı oluşturan ve her birinin bağımsız merdiveni ve asansörü olan 4 bloğa ayrı ayrı girişler vardır.<br />
4 blokta çeşitli plan tiplerinde ve büyüklüklerde toplam 49 daire bulunur. Bu özelliğiyle bir tür toplu konut özelliği taşır. Bu düzeniyle yapı 19.yy sonu Avrupa kentlerinde görülebilecek konutlarla büyük benzerlik göstermektedir. Ayrıca hizmetçi odaları ve depo olarak yapılmış olan çatı odaları ve teras 2005 yılında tamamlanan son yenilemeden sonra spor salonu ve kitaplık olarak kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotografkiraathanesi.com/gezi-bolgeleri-taksim_galata-rotasi-31/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
